Burdasınız : Anasayfa > G > Gazel Nedir


Sponsorlu Baglantilar


Yaziyla ilgili Resimler

Gazel
Gazel / Baki
Ekleyen : admin Okunma : 1647
Ekl.: 15-03-2014 Gün.: 15-03-2014

Bu Yazıda Neler Var

  • Gazel Nedir
  • Gazellerin Özellikleri
  • Gazel Örnekleri
  • İlgili Yazılar

    01 | Mani
    02 | Nazım
    03 | Kaside
    04 | Gazel
    05 | Nesir
    06 | Semai
    07 | Musammat
    08 | Divan Şiiri Geleneği
    09 | Ninni
    10 | Şathiye
    11 | Devriye
    12 | Nazım Şekilleri
    13 | Koşma
    14 | Murabba
    15 | Tuyuğ
    16 | Nazım Şekli
    17 | Fahriye
    18 | Müseddes
    19 | Terci-i Bent
    20 | Mensur
    21 | Muhammes
    22 | Müstezat
    23 | Rubai
    24 | Serbest Müstezat
    25 | Terkib-i Bent

    En Son Eklenenler

    08 | Yakıt Yakıt

    Gazel Nedir

    Gazelin kelime anlamı ahu, ceylan ve kuru yapraktır. Güzellikten, aşktan, onun yüzünden çekilen acılardan, şaraptan, eğlenceden söz eden Divan Edebiyatı nazım şeklidir. Türk Divan Edebiyatı'nda; çok yaygın olarak kullanılan bir nazım şeklidir. Hemen hemen aruz'un her kalıbıyla yazılır. Birinci beyit kendi arasında kafiyeli, diğer beyitlerin birinci mısraları serbest, ikinci mısraları birinci beyit ile kafiyelidir. Kafiye düzenini şematik olarak belirtmek gerekirse aa / ba / ca / da / ea / fa şeklinde ifade etmek mümkündür. Gazellerde beyitler arasında mana birliği olabileceği gibi, her beyit ayrı bir konuyu işlemiş de olabilir.

    Gazellerin Özellikleri

    1 - Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir.
    2 - Önceleri arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir.
    3 - Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir.
    4 - Gazelin ilk beyti "matla", son beyti ise "makta" adını alır.
    5 - Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur.
    6 - Birden fazla mussarra beytin bulunduğu gazel "zü'l-metali", her beyti musarra olan gazel ise "müselsel" gazel adıyla bilinir.
    7 - İlk beyitten sonraki beyte "hüsn-i matla" (ilk beyitten güzel olması gerekir).
    8 - Son beyitten öncekine "hüsn-i makta" (son beyitten güzel olmalı gerekir).
    9 - Gazelin en güzel beyti ise "beytü'l-gazel" ya da "şah beyit" adıyla anılır. Bunun yeri ya da sırası önemli değildir.
    10 - Bazı gazellerin matlasını oluşturan dizelerden birinci ya da ikincisinin matlasının ikinci dizesi olarak yenilenmesine "redd'i-matla" denir.
    11 - Şair mahlasını (şairin takma adı, ya da tanındığı ad) maktada ya da "hüsn-i" maktada söyler. bu durumda beyit ikinci bir adla "mahlas beyti" ya da "mahlashane" olarak anılır.
    12 - Şairin mahlasını tevriyeli kullanmasına "hüsn-i tahallüs" de dize ortalarında uyak bulunan gazele musammat, sonu getirilmemiş ya da beyit sayısı 5’in altında bulunan gazellere de "natamam" gazel denir.
    13 - Başka şairlerin birkaç dize ekleyerek bend biçimine dönüştürdüğü gazellere "tahmis", "terbi" adı verilir.
    14 - Bütün beyitlerinde aynı düşüncenin ele alındığı gazeller "yekahenk gazel" denir.
    15 - Her beyti öncekinden ustalıklı biçimde söylenmiş gazeller de "yekavaz gazel" olarak adlandırılır.
    16 - Gazeller konularına göre de çeşitli isimlerle tanımlanır. Aşka ilişkin acı, mutluluk gibi içli duyguların dile getirildiği gazeller "aşıkane", içki, yaşama boş verme, yaşamdan zevk alma gibi konularda yazılanlara "rindane" denir. Aşıkane gazellere en iyi örnek fuzûlî’nin gazelleri, rindane gazellere en iyi örnek ise bâkî’nin gazelleridir.
    17 - Kadınları ve ten zevklerini konu edinen gazeller ise, örneğin nedîm’in gazelleri, "şuhane"denir.
    18 - Öğretici nitelikli gazellere, örneğin nâbî’nin gazelleri, "hakimane gazel" denir.
    19 - Gazeller eskiden bestelenerek okunurdu. Özelikle bestelenmek için yazılmış gazeller de vardır.
    20 - Gazelleri makamla okuyan kişilere "gazelhan", gazel yazan usta şairlere ise "gazelsera" adı verilir.
    21 - Gazel, türk müziğinde ise şiirin bir hanende tarafından doğaçtan seslendirilmesidir. Sesle taksim olarak da bilinir.
    22- İlk beyit kendi arasında kafiyelidir. Gazelin kafiye düzeni (örgüsü) şöyledir; aa, ba, ca, da, ea, fa
    23- Gazelin ilk beytine matla(doğuş yeri) denir.
    24- Gazelin son beytine makta (bitiş, kesiliş yeri) denir.
    25- Şairin isminin geçtiği beyte taç beyit denir.
    26- Gazelin en güzel beytine beytü’l-gazel denir. Bu beyte Şah beyit de denir.
    27- Gazelde genelde anlam bütünlüğü aranmaz, anlam beyitte tamamlanır.
    28- Bir gazelin bütününde aynı konu işleniyorsa, böyle gazellere yek-ahenk gazel denir.
    29- Bütün bir şiirin aynı söyleyiş güzelliğine sahip olduğu gazellere yek-âvâz gazel denir.
    30- Divan edebiyatı şairleri bütün maharetlerini gazelde ortaya koyarlar. Büyük şair olmanın en büyük ölçütü gazellerdir.
    31- Gazelde konu aşk, şarap, güzellik ve aşkın ıstırabıdır.
    32- Bazı gazellerin matladan sonra gelen beyitlerinde mısralar ortalarından bölünebilir. Bu durumda gazele iç kafiye hakimdir. Böyle gazellere musammat gazel denir.
    33- Aruz vezniyle yazılır.
    34- Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Şeyh Galip, Taşlıcalı Yahya Bey vb. gazelin önemli isimleridir.
    35- Beyit sayısı 5 ile 15 arasında değişir. ama genelde bu sayı 5, 7, 9 beyittir.

    Gazel Örnekleri

    Benî candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
    Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

    Kamû bîmârınâ cânan devâ-yî derd eder ihsan
    Niçin kılmaz manâ derman menî bîmâr sanmaz mı

    Gamım pinhan dutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
    Desem ol bî vefâ bilmen inânır mı inanmaz mı

    Şeb-î hicran yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
    Uyârır halkı efgaanım karâ bahtım uyanmaz mı

    Gül’î ruhsârına karşû gözümden kanlu âkar sû
    Habîbım fasl-ı güldür bû akar sûlar bulanmaz mı

    Değildim ben sanâ mâil sen etdin aklımı zâil
    Bana ta’n eyleyen gaafil senî görgeç utanmaz mı

    Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
    Sorun kim bû ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
    Fuzuli


    Gazel
    Ne tende cân ile sensiz ümîd-i sıhhât olur
    Ne cân bedende gâm-ı firkatûnle rahat olur
    ( Vücudumda sensiz ne can ve sağlık umudu olur. Ne de can bedenimde ayrılığın gamıyla rahat yüzü görür.)
    Ne çâre var ki firâkunla eglenem bir dem
    Ne tâli’üm meded eyler visâle fırsat olur
    ( Ne senin ayrılığın yüzünden bir an oturup kalmanın çaresi var ne de talihim yardım eder de sana kavuşma fırsatı bulabilirim.)
    Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem o şeb ölürüm
    Ne gün ki kâmetüni görmesem kıyâmet olur
    (Hangi gece bulunduğun yerlere yüzümü sürmesem o gece ölürüm. Hangi günde selvi boyunu görmesem benim için kıyamet olur.)
    Dil ise gitdi kesülmez hevâ-yı aşkundan
    Nasîhat eyledüğümce beter melâmet olur
    (Gönül ise elden giden aşkının arzusundan bir türlü vazgeçmiyor, ben nasihat ettikçe o daha beter rezil oluyor.)
    Belâ budur ki alışdı belâlarunla gönül
    Gamun da gelse bâ’is-i meserret olur
    ( Asıl belâ şu ki gönül belâlarınla alıştı.Şimdi gönüle gamın da gelse sevinç sebebi oluyor.)
    Nedür bu tâli’ ile derdi Nef’î-i zârun
    Ne şûhı sevse mülâyim dedükçe âfet olur
    ( Bu talihsiz ve zavallı Nef’î’nin çektiği dertler nedir? Hangi güzeli sevse ona yumuşak huylu ve uysal dedikçe bir afet kesiliyor.)


    Gazel
    Ağyâre nigâh etmediğin nâz sanırdım
    Çok lutf imiş ol âşıka ben az sanırdım

    Gamzen dili rüsvâ-yı cihân eyledi
    Billâh ben ol âfeti hem-râz sanırdım

    Seyr eylemesem âyînede aks-i cemâlin
    Hüsn ile seni meh gibi mümtâz sanırdım

    Ma'mûr idügin bilmez idim böyle harâbât
    Mestâneleri hâne-ber-endâz sanırdım

    Sihr etdiğini senden işitdim yine Nef'î
    Yoksa sözünü hep senin i'câz sanırdım

    AÇIKLAMA
    Yabancıya bakmadığından ben nazlı sanırdım
    Ama çok alakalıymış aşığa ben az sanırdım

    Gülümsenle cihana beni rezil eyledin
    Oysa ben seni en yakın arkadaşım sanırdım

    Yüzünün aynadaki yansımsını görmesem
    Güzellikde seni ay gibi seçkin sanırdım

    Yapıcı olduğunu bilmezdim böyle harap olmuş
    Sarhoşları seni ev yıkıcı sanırdım

    Sihir yaptığı yeni senden işittim
    Nef'i yoksa sözünü hep icaz* sanardım

    *Mu'cize derecesinde düzgün ve icazlı söz söylemek. Benzerini yapmada herkesi acze düşürmek. Güzel söz söylemekte insanların muktedir olmadıkları derece.



    En Cok Okunan Yazilar

    03 | Düzlem Düzlem
    06 | Paragraf Paragraf
    
    ..:: Online Uyeler ::..
    
    Bi soru sor